Hazreti Ali (r.a), hain bir el tarafından yaralandığında oğlu Hazreti Hasan (r.a) ağlayarak yanına girer. Hazreti Ali (r.a) oğluna dönerek:

- Seni ağlatan nedir oğlum? der.

Oğlu:

- Nasıl ağlamayayım, sen vefat etmek üzeresin, der.

Hazreti Ali (r.a):

- Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum! der ve sözlerine şöyle devam eder:

1- Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir.

2- En büyük fakirlik de ahmaklıktır.

3- En büyük yalnızlık kendini beğenmektir.

4- En büyük şeref güzel ahlâktır.

5- Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Sana faydalı olmak isterken zararı dokunur.

6- Yalancı ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir.

7- Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en çok ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır.

8- Fâsıkla, kötü kimse ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz bir şeye seni satar.

54 views

“Kanaat ve takva sahibi Şakik sen misin?”

Şakik Belhî (k.s) Hazretleri, bir gün zamanın padişahının huzuruna çıktığı zaman, Padişah:

“Kanaat ve takva sahibi Şakik sen misin?” diye sorunca:

- Şakik benim, kanaat ve takva sahibi olan ben değilim, o sensin sultanım, dedi.

Padişah bu cevaba şaşırdı ve dedi ki:

- Ben dünya zenginliği içindeyim. Her türlü ferah ve refah içindeyim. Nasıl olur da kanaat ve takva sahibi olabilirim?

Şakik Belhî (k.s) Hazretleri şu cevabı verdi:

- Allah, Kur’an-ı Azimüşşan’da dünya için; “Kalîl, az bir şey..” dedi. Sen az bir şeye kanaat ettin. Bize ise “Ahiret bâkidir, nimetleri bitmez..” dedi. Biz de ahireti seçtik. Sen az bir­ şeye kanaat ettiğin için kanaat ehli sayılırsın.

100 views

MESNEVÎ’DEN BİR HİKÂYE

Yazar Yard. Doç. Dr. Yakup ŞAFAK yakupsafak@hotmail.com
Image«GİZLİ LÜTUF SAHİBİ, NÛRU NÂR GÖSTERİR»

Bu yazımızda Mesnevî’den, «Mısır’da define arayan Bağdatlı mîrasyedinin hikâyesi»ni nakledip Hazret-i Mevlânâ’nın eşsiz yorumlarından bir demet sunacağız. Bağdatlı bir zenginin şımarıp yoldan çıkışını, tekrar yoksulluğa düşüp çaresiz olarak Hakk’ın dergâhına başvurmasını konu edinen bir hikâyedir bu. Şöyle anlatıyor Hazret-i Mevlânâ:

Mal ve akara konmuş bir mîrasyedi vardı. Konduğu mîrasın hepsini yedi, çırçıplak kaldı. Mîras malının zaten vefâsı yoktur. Bırakan muradına ermez, üzerine konan da kıymetini bilmez. Çünkü kolay bulmuştur. Çok çalışıp çabalamamış, o kadar zahmete katlanmamıştır. (Nitekim) Allah, bu canı bedava -karşılıksız- verdiği için sen de onun kıymetini bilmiyorsun.
Adamın elindeki para gitti, kumaş gitti, evler de gitti. Yıkık yerlerdeki baykuş gibi kalakaldı. Dedi ki:

Okumaya devam et

1.649 views

Hz. Mevlâna’ya beş kese altın gönderip almasını arzu etti.

 

 

 

 

 

 

Selçuklu Sultânı Rükneddîn, Hz. Mevlâna’ya beş kese altın gönderip almasını arzu etti. Talebelerinden Mecdüddîn, Hz. Mevlâna’ya altınları arz edince, Mevlâna (k.s);

“Beni hakîkaten seviyorsanız, bu altınları dışarıdaki çamurun içine atın!” buyurdu.
Talebeleri bu emri derhal yerine getirdiler. Dünyâya kıymet veren bâzı kimseler, bu altınları almak için çamurun içinde aramaya başladılar. Fakat üstleri, başları, yüzleri çamurdan görünmez hâle geldi. Hz. Mevlâna, talebelerine onların bu vaziyetlerini göstererek;

“Bu altınlar, şu gördüğünüz dünyâ ehlinin üstünü başını batırdığı gibi, âhiret ehli olanların da kalbini karartır, kirletir. Çeşitli günahlara sevkedip, ibâdetlerden alıkoyar. Bu sözlerimi yanlış anlamayınız. Dünyâ için çalışmayınız demek istemiyorum. Dünyâ malının muhabbetini kalbinize koymayınız diyorum. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyâya, yarın ölecekmiş gibi âhirete çalışmak lâzım geldiğini herkes bilir. Burada dikkat edilecek nokta; hırs ve tamâh yapmadan kanaat üzere bulunmaktır. Dünyâda, âhiret saâdeti için çalışmalı, kazanmalı, niyeti düzeltmelidir. Çünkü İslâmiyet, insanlara faydalı olmayı emreder. En büyük saadet, en büyük sermâye, helâlinden kazanıp, hayır ve hasenât yaparak âhirete göndermektir. Buna rağmen asıl sermâye, mal, mülk, para sâhibi olmak değil, ilim, amel, ihlâs ve güzel ahlak sâhibi olmaktır” buyurdu.

154 views

Hadi! Sen şimdi su olduğunu düşün ve kendini su gibi hisset…

SU …
Hadi! Sen şimdi su olduğunu düşün ve kendini su gibi hisset…
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı…
Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla…
Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Hayat ver, Vazgeçilmez ol..

388 views

İyi işlere Besmele ile başlamalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Besmele ile başlanmayan her önemli iş noksan kalır.

[Beyheki]

40 views